525. İnciye yol yoksa hemencecik buğdayı al. O tarafa yol yoksa bu tarafa at sür.
Zâhir,eğri büğrü uçsa bile sen zâhirine bak. Zâhir, nihayet insanı bâtına götürür.
Her insanın evveli suretten ibarettir. Ondan sonra can gelir ki can, mânevi güzellik, ahlâk güzelliğidir.
Her meyvenin evveli suretten başka nedir ki? Ondan sonra lezzet gelir ki lezzet, meyvenin mânasıdır.
-----------
4740. Akşam gelip de kadehimi çaldı mı, ona daha benim akşamım gelmedi, kadehimi ver derim!
Şarap içmeye alışmış olan, şaraba doyamaz. Arap, onun için şaraba müdam adını taktı,
Hakikat şarabını aşk, kaynatır coşturur. Doğru sözlü, doğru özlü âşıka gizlice saiklik eden aşktır.
Allah inayetiyle aşka ulaşmayı dilersem şarap, can suyudur, sürahi de beden!
Hidayet şarabı çoğaldı, arttı mı şaraptaki kuvvet, sürahiyi kırar.
Hakikat derdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hakikat derdi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Mayıs 2010 Salı
III. cilt
4070. Sihir, bazen sanatla samanı dağ gösterir…bazen dağı saman!
Gözbağcılıkla çirkinleri güzelleştirir, güzelleri, çirkin bir şekle sokar.
Sihrin hali budur; afsunlar, üfürür, her an hakikatleri başka bir şekle çevirir.
Bir an gelir, insanı eşek gösterir… bir an gelir eşeği şaşılacak bir adam şekline bürür!
İşte senin içinde böyle bir sihirbaz gizlidir. Vesveselerde daimî bir sihir kudreti vardır!
Gözbağcılıkla çirkinleri güzelleştirir, güzelleri, çirkin bir şekle sokar.
Sihrin hali budur; afsunlar, üfürür, her an hakikatleri başka bir şekle çevirir.
Bir an gelir, insanı eşek gösterir… bir an gelir eşeği şaşılacak bir adam şekline bürür!
İşte senin içinde böyle bir sihirbaz gizlidir. Vesveselerde daimî bir sihir kudreti vardır!
19 Haziran 2009 Cuma
Meşveret
1045
«Hazret-i Peygamber üstü kapalı meşveret ederdi. Cevap verenler, sûâlin hakikatinden haberdar olmadıkları halde cevap verirlerdi.»
1046
«Düşman baştan ayağı, ya’ni mes’elenin aslını ayırd edemesin diye Resûl-i Ekrem, süâlini mürettep bir misâl ile irâd eylerdi.»
1047
«Aleyhisselât Efendimiz, suâlinin cevâbını istişâre ettiğinden alırdı. Fakat yabancı olan o süâlin hakikatinden koku alamazdı.»
Tahir ül Mevleviden 1. Cild
1050. İki üç kuşu birbirine bağlasan elem içinde yerde mahbus kalırlar.
Üstü örtülü, güzel bir tarzda, kurtulmak için konuşur, danışırlar.
Danışmaları, görenleri yanıltacak şekilde kinayelerledir.
Peygamber, kapalı bir tarzda meşveret ederdi.Eshap cevap verir, düşman haberdar olmazdı. Düşman, baştan ayağı bilmesin, bir şeyi sezmesin diye reyini kapalı misalle söylerdi.
Bu misalle muradını anlatmış olurdu. Ağyar sualinden bir koku bile duymaz, hiçbir şey anlamazdı” dedi.
İzbudak 1. Cild
«Hazret-i Peygamber üstü kapalı meşveret ederdi. Cevap verenler, sûâlin hakikatinden haberdar olmadıkları halde cevap verirlerdi.»
1046
«Düşman baştan ayağı, ya’ni mes’elenin aslını ayırd edemesin diye Resûl-i Ekrem, süâlini mürettep bir misâl ile irâd eylerdi.»
1047
«Aleyhisselât Efendimiz, suâlinin cevâbını istişâre ettiğinden alırdı. Fakat yabancı olan o süâlin hakikatinden koku alamazdı.»
Tahir ül Mevleviden 1. Cild
1050. İki üç kuşu birbirine bağlasan elem içinde yerde mahbus kalırlar.
Üstü örtülü, güzel bir tarzda, kurtulmak için konuşur, danışırlar.
Danışmaları, görenleri yanıltacak şekilde kinayelerledir.
Peygamber, kapalı bir tarzda meşveret ederdi.Eshap cevap verir, düşman haberdar olmazdı. Düşman, baştan ayağı bilmesin, bir şeyi sezmesin diye reyini kapalı misalle söylerdi.
Bu misalle muradını anlatmış olurdu. Ağyar sualinden bir koku bile duymaz, hiçbir şey anlamazdı” dedi.
İzbudak 1. Cild
21 Ağustos 2008 Perşembe
Hakikat Derdi
"Hakikat Derdi
Kimde hakikat derdi (gerçekleri araştırıp öğrenme çabası) yoksa, hakikati istemiyor demektir. Mümin o kimsedir ki, balık gibi susuz yaşayamaz. Bütün dünya nimetlerini balığın önüne koysanız, su olmadığı için orada eğleşemez. Öyle ise mümin de balık gibi suya koşar, suya atılır, hem de küçücük bir suda kurtuluş bulamaz. Küçücük bir suda avlanan balık, su az olduğu için oltada kalır. O su balığın içine sinmez, onu tatmin etmez, deniz gerektir ki, balık orada büyüyüp koskoca timsah hâline gelsin. Ey müridi Sen, şeyhin bedenini küçük görüyorsun, halbuki denizi onun içinde bil, sakın bunu olmayacak muhal bir şey de sanma!
Şiir:
Denizi ve denizdeki canavarı görüpte şaşma, içinde deniz gibi olan canavarı gör de şaş!"
Hz. Mevlâna'nın hocası Seyyid Burhaneddin Hz. lerinden
http://www.semazen.net/show_text_main.php?id=1659&menuId=275
Kimde hakikat derdi (gerçekleri araştırıp öğrenme çabası) yoksa, hakikati istemiyor demektir. Mümin o kimsedir ki, balık gibi susuz yaşayamaz. Bütün dünya nimetlerini balığın önüne koysanız, su olmadığı için orada eğleşemez. Öyle ise mümin de balık gibi suya koşar, suya atılır, hem de küçücük bir suda kurtuluş bulamaz. Küçücük bir suda avlanan balık, su az olduğu için oltada kalır. O su balığın içine sinmez, onu tatmin etmez, deniz gerektir ki, balık orada büyüyüp koskoca timsah hâline gelsin. Ey müridi Sen, şeyhin bedenini küçük görüyorsun, halbuki denizi onun içinde bil, sakın bunu olmayacak muhal bir şey de sanma!
Şiir:
Denizi ve denizdeki canavarı görüpte şaşma, içinde deniz gibi olan canavarı gör de şaş!"
Hz. Mevlâna'nın hocası Seyyid Burhaneddin Hz. lerinden
http://www.semazen.net/show_text_main.php?id=1659&menuId=275
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)